Mustafa Satıcı, Gaziemir’de Yüzyılların İzini Taşıyan Yeraltı Şehrini Görüntüledi

Mustafa Satıcı, Gaziemir’de Yüzyılların İzini Taşıyan Yeraltı Şehrini Görüntüledi
Yayınlama: 13.09.2026
A+
A-

Kaşif Mustafa Satıcı, Aksaray Gaziemir Köyü’ndeki Tarihi Yeraltı Şehrini Anlattı

Aksaray’ın Gaziemir Köyü’nde bulunan ve geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan Gaziemir Yeraltı Şehri, mimari yapısı ve kullanım amacıyla bölgedeki diğer yeraltı şehirlerinden ayrılıyor. Anadolu’nun tarihi ve kültürel değerlerini araştıran gezgin Mustafa Satıcı, Gaziemir Yeraltı Şehri’nin dikkat çeken özelliklerini ve tarihsel geçmişini anlattı.

Tesadüfen keşfedilen tarihi yapı

Gaziemir Yeraltı Şehri’nin 2006 yılının sonlarına doğru tesadüfen keşfedildiği belirtiliyor. Keşfin ardından yaklaşık 6 ay süren çalışmalarla yapı içerisindeki toprak ve birikintiler temizlenerek yeraltı şehrinin bölümleri yeniden ortaya çıkarıldı.

Gaziemir Yeraltı Şehri’ni farklı kılan en önemli özelliklerden biri ise klasik bir yeraltı yerleşiminden farklı bir amaçla kullanılmış olması. Yapının, döneminde bir kervansaray olarak hizmet verdiği ifade ediliyor.

Kapadokya İpek Yolu üzerindeki önemli duraklardan biri

Gaziemir ve çevresi, tarih boyunca Kapadokya ile İpek Yolu güzergâhları üzerinde bulunması nedeniyle çok sayıda tarihi yapı, kervansaray ve yeraltı şehrine ev sahipliği yaptı.

Gaziemir Yeraltı Şehri ise kullanım biçimi açısından dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. Bir yeraltı şehrinin kervansaray işleviyle kullanılması, yapının bölgedeki diğer yeraltı yapılarından farklı değerlendirilmesine neden oluyor.

Tarihi Hititler dönemine kadar uzanıyor

Gaziemir Yeraltı Şehri’nin geçmişinin Hititler dönemine kadar uzandığı aktarılıyor. Yapının en yoğun kullanılan dönemlerinden birinin ise Bizans Dönemi olduğu belirtiliyor.

Yeraltı şehrinin temizlenmesi sırasında bulunan Bizans sikkeleri, yapının söz konusu dönemde aktif biçimde kullanıldığına ilişkin önemli arkeolojik buluntular arasında gösteriliyor. Sikkelerin yanı sıra yeraltı şehrinin mimari özellikleri de bölgenin farklı dönemlerdeki kullanımına dair izler taşıyor.

Selçuklu döneminde kervanların uğrak noktası oldu

Gaziemir Yeraltı Şehri’nin Selçuklular döneminde deve kervanlarının uğrak noktalarından biri olarak kullanıldığı ifade ediliyor. Bu yönüyle yapı, yalnızca barınma veya savunma amacı taşıyan bir yeraltı yerleşimi değil, aynı zamanda dönemin ticaret ve ulaşım ağları içerisinde değerlendirilebilecek bir merkez niteliği taşıyor.

Köy meydanında bulunan yapı, konumu itibarıyla da dikkat çekiyor. Gaziemir Yeraltı Şehri’ne ulaşım, Kapadokya’daki bazı yeraltı şehirlerinde görülen dar ve uzun tünellerden geçilerek sağlanmıyor. Girişlerinin daha rahat olması, yapının mimari açıdan farklı bir anlayışla oluşturulduğunu gösteriyor.

Gözetleme kulesi ve açık kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor

Yeraltı şehrinin bir diğer dikkat çekici özelliği ise gözetleme kulesine sahip olması. Yapının bulunduğu tepenin üzerinden su arklarının geçtiği ve yerleşimin uzun dönemler boyunca üstü tamamen kapatılmadan, açık alanlarıyla birlikte kullanıldığı aktarılıyor.

Bu özellikler, Gaziemir Yeraltı Şehri’nin yalnızca yer altında oluşturulmuş kapalı bir yaşam alanı olmadığını ortaya koyan unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Hitit sanatını yansıtan taş bindirme tekniği

Gaziemir Yeraltı Şehri’nin giriş bölümünde yaklaşık 10 metrelik bir koridor bulunuyor. Bu koridor üzerinde kullanılan taş bindirme tekniği, yapının en dikkat çekici mimari ayrıntılarından biri olarak öne çıkıyor.

Kayaların oyulmasıyla oluşturulan birçok yeraltı şehrinden farklı olarak Gaziemir’de görülen bu mimari tekniğin Hitit mimarisini yansıttığı ifade ediliyor. Benzer taş bindirme uygulamalarına Hititlerin başkenti Hattuşaş’ta, Boğazkale’de rastlanması, yapının tarihsel önemine ilişkin dikkat çekici bir ayrıntı olarak değerlendiriliyor.

Toprak altında kalan bölümler sonradan ortaya çıkarıldı

Giriş koridorunun sonunda yeraltı şehrinin diğer bölümlerine geçiş sağlayan üstü açık bir alana ulaşılıyor. Uzun yıllar boyunca bu alanın içinin toprakla dolu olması nedeniyle yapının gerçek boyutlarının ve bazı bölümlerinin tam olarak anlaşılamadığı belirtiliyor.

Yapılan temizlik ve ortaya çıkarma çalışmalarının ardından yeraltı şehrinin farklı bölümleri yeniden görünür hale gelirken, Gaziemir’in Anadolu’nun tarihsel mirası içerisindeki önemi de daha fazla dikkat çekmeye başladı.

İki kilise de bulunuyor

Gaziemir Yeraltı Şehri içerisinde iki adet kilisenin bulunması, yapının dini ve sosyal yaşam açısından da önemli bir geçmişe sahip olduğunu gösteren unsurlar arasında yer alıyor.

Anadolu’nun farklı medeniyetlerinden izler taşıyan Gaziemir Yeraltı Şehri, mimarisi, kullanım amacı ve tarihsel katmanlarıyla bölgenin keşfedilmeyi bekleyen önemli kültürel değerlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Gezgin Mustafa Satıcı, Anadolu’nun farklı noktalarında gerçekleştirdiği keşif ve çekimlerle bu tür tarihi yapıların daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkı sunarken, Gaziemir Yeraltı Şehri de çalışmalarında öne çıkan dikkat çekici tarihi alanlardan biri olarak yer alıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.