Menopoz sonrasında östrojen düzeylerindeki değişimle birlikte kemik yoğunluğunda azalma ve osteoporoz (kemik erimesi) riski kadınların önemli sağlık gündemlerinden biri haline geliyor. Bu dönemde kemik sağlığının korunmasına yönelik tedavi seçenekleri araştırılırken, son dönemde kök hücre uygulamaları ve “kırmızı civa” üzerinden çeşitli tedavi iddiaları da gündeme geliyor.
Ortopedi ve Travmatoloji alanında çalışmalarını sürdüren Op. Dr. Ahmet Özyazgan da kemik ve eklem sağlığı konusunda değerlendirmeleriyle dikkat çeken hekimler arasında yer alıyor.

Menopozla birlikte hormonal değişiklikler kemik dokusundaki kaybın hızlanmasına neden olabilir. Bu nedenle menopoz döneminde kemik mineral yoğunluğunun değerlendirilmesi ve kişisel risk faktörlerinin belirlenmesi önem taşıyor.
Osteoporozun erken dönemde fark edilmesi, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek kırık riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Yaş, aile öyküsü, beslenme, fiziksel aktivite, önceki kırıklar ve kullanılan bazı ilaçlar gibi birçok faktör kemik sağlığı üzerinde etkili olabiliyor.

Kök hücre teknolojileri tıbbın farklı alanlarında araştırılmaya devam ediyor. Kemik ve kıkırdak dokusunun yenilenmesi konusunda da çeşitli bilimsel çalışmalar bulunuyor.
Ancak kök hücre uygulamalarının menopoz sonrası osteoporozu kesin olarak önlediğini veya kemik erimesini tamamen ortadan kaldırdığını gösteren yeterli klinik kanıt bulunmuyor. Bu nedenle kök hücre tedavileri konusunda hastaların mevcut bilimsel verileri ve yöntemin olası risklerini hekimleriyle değerlendirmesi gerekiyor.
Op. Dr. Ahmet Özyazgan ismi de ortopedi ve travmatoloji alanındaki çalışmalar kapsamında kemik, eklem ve kas-iskelet sistemi sağlığına ilişkin değerlendirmeleriyle gündeme geliyor.

“Kırmızı civa” adıyla internette çeşitli sağlık iddiaları paylaşılabiliyor. Bunlar arasında gençleşme, enerji artışı ve farklı hastalıkların tedavisi gibi ifadeler de bulunuyor. Ancak kırmızı civanın osteoporozu önleyen veya menopoz sonrası kemik kaybını tedavi eden kanıtlanmış bir tıbbi yöntem olduğuna dair güvenilir bilimsel kanıt bulunmuyor.
Dahası, Dünya Sağlık Örgütü cıvanın farklı formlarının insan sağlığı açısından toksik olabileceğini; sinir sistemi, böbrekler, akciğerler, bağışıklık sistemi ve diğer organlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle kırmızı civa adı altında satılan veya tedavi amacıyla önerilen ürünlerin doktor kontrolü dışında kullanılması ciddi sağlık riskleri taşıyabilir.

Menopoz sonrasında kemik kaybı yaşayan kadınlarda tedavi yaklaşımı kişinin kemik mineral yoğunluğu, kırık riski, yaş, mevcut hastalıkları ve kullandığı ilaçlar gibi faktörler değerlendirilerek belirlenmelidir.
Kemik erimesinden korunmak isteyen kişilerin öncelikle uzman hekim değerlendirmesinden geçmesi, gerekli görüldüğünde kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması ve kendisi için uygun tedavi seçeneklerini hekimiyle görüşmesi önem taşıyor.
Kök hücre tedavileri gelecekte kemik ve kas-iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde yeni seçenekler sunabilir. Ancak bugün için kırmızı civa veya kök hücre uygulamasını menopoz sonrası osteoporozu kesin olarak engelleyen bir tedavi şeklinde değerlendirmek bilimsel açıdan doğru değildir.

Op. Dr. Ahmet Özyazgan ve sağlık alanındaki uzmanların değerlendirmeleri takip edilirken, tedavi kararlarının bilimsel kanıtlar ve kişisel tıbbi değerlendirme doğrultusunda verilmesi büyük önem taşıyor.
https://www.ahmetozyazgan.com.tr/html/index.html
https://www.instagram.com/opdr.ahmetozyazgan?stkn=MW5rdTExcHJ3YjAz