Bakan Tekin: Asıl mesele çocuğun iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirler almak

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bizim için asıl mesele; çocuklarımızın dijital dünyada hangi içerikle karşılaştığı kadar, o karşılaşma içinde kendi özgür muhakemesini, edebini, mahremiyetini ve iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirleri almaktır dedi.

Bakan Tekin: Asıl mesele çocuğun iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirler almak
Yayınlama: 09.05.2026
A+
A-

Özel Öğretim Derneği (ÖZDER) tarafından, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) ‘İnsan, Değer ve Teknoloji’ ana temasıyla Maariften Medeniyete Eğitim Zirvesi düzenlendi. Zirveye, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Tekin, üniversite rektörleri, akademisyenler ve öğretmenler katıldı. Programda teknolojinin eğitim sistemine etkileri, dijital dönüşüm süreci ve geleceğin eğitim modelleri konuşuldu. Ayrıca zirve kapsamında gün boyu eğitimde teknoloji kullanımı, dijital okuryazarlık ve geleceğin öğrenme modellerine ilişkin çeşitli oturumlar gerçekleştirilecek.

Bakan Tekin: Asıl mesele çocuğun iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirler almak

‘TEKNOLOJİ EN TEMEL EGEMENLİK BAŞLIĞINA DÖNÜŞTÜ’

Bakan Tekin, teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatı kolaylaştıracak birçok alanlar oluştuğunu belirterek, “Bugün teknoloji başlığını ele aldığımızda ekranlarımızdaki yeni uygulamaları, hayatımızı kolaylaştıran araçları ve üretimi hızlandıran yazılımları aşan, insanlığın geleceğine doğrudan temas eden kritik bir eşiğin önünde bulunduğumuzu hep beraber görüyoruz. İnsan hayatına dair bilginin kimlerin elinde toplanacağı, bu bilginin hangi maksatla işleneceği, hangi karar süreçlerine yön vereceği, insanın mahrem alanına nerede temas edeceği ve nihayetinde insan iradesinin bu büyük dijital düzen içinde nasıl korunacağı gibi hayati başlıklarla karşı karşıyayız. Dolayısıyla teknoloji meselesi, çağımızın bugün en temel egemenlik başlıklarından birisi dönüşmüş durumda. Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu. Bugün bütün bunların yanına veri merkezleri, algoritmalar, yapay zeka modelleri, dijital platformlar ve göremediğimiz karar sistemleri eklenmiştir. İnsanlığın geleceğine dair mücadele artık ekranda görünen kolaylıkların arkasında, görünmeyen veri akışlarında, insan davranışlarını okuyan sistemlerde ve toplumların kaderine temas eden dijital iktidar alanlarında şekillenmekte” dedi.

‘HER TEKNOLOJİ, ARKASINDAKİ İNSAN TASAVVURUNUN İZİNİ TAŞIYACAKTIR’

Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiler için birçok proje geliştirdiklerinin altını çizen Bakan Tekin, “Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır. İnsana nasıl bakıyorsanız, kurduğunuz sistem, geliştirdiğiniz yazılım, kullandığınız veri, inşa ettiğiniz dijital düzen de o bakışın rengini taşır. İnsanı haysiyetiyle, iradesiyle, vicdanıyla ve anlam arayışıyla birlikte kavrayan bir akıl, teknolojiyi hayatı mamur kılan bir imkana dönüştürecektir. İnsanı araçsallaştıran bir zihin ise en parlak buluşları dahi insanlığın omzuna yüklenmiş ağır bir yük haline getirebilir. MEB olarak biz, evlatlarımızın dijital çağla kurduğu ilişkiyi dar bir kullanım becerisi alanına hapsetmeden ele almaya çaba gösteriyoruz. Çocuklarımızın teknolojiyle teması, ekran karşısında geçirdiği zamanla, kullandığı programla, öğrendiği kodla sınırlı görülmemeli. O temas, çocuklarımızın aynı zamanda düşünme biçimine, sabrına, dikkatine, mahremiyet duygusuna, vatan sevgisine doğruyu arama cesaretine ve insanla kurduğu ilişkinin ahlakına kadar uzanan çok geniş bir perspektifle ele alınmalıdır. Bizim için asıl mesele; çocuklarımızın dijital dünyada hangi içerikle karşılaştığı kadar, o karşılaşma içinde kendi özgür muhakemesini, edebini, mahremiyetini ve iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirleri almaktır” diye konuştu.

‘ÇOCUKLARIMIZI KORUMA SORUMLULUĞUMUZ HAYATİ’

Bakan Tekin ayrıca, “İçinde bulunduğumuz küresel tablo ve son dönemde Şanlıurfa ve Maraş’ta yüreğimizi dağlayan acı hadiseler, çocuklarımızı koruma sorumluluğumuzun ne kadar hayati olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Bu ağır sorumluluk karşısında iyi insan yetiştirmek, milli ve manevi değerlerimizi eğitim hayatının canlı bir parçası haline getirmek, çocuğun kalbine merhameti, zihnine muhakemeyi, davranışına edebi, hayatına aile uygusunu yerleştirmek her zamankinden daha elzem bir durumdadır. Çocuğun anlam dünyası güçlendikçe aileyle, okulla, öğretmeniyle, milletiyle ve insanlığın ortak ideali ile kurduğu bağ sağlamlaştıkça karanlık terkinlerin, sahte aidiyet vaatlerinin, şiddeti yücelten çevrelerin ve dijital mecralarda büyüyen zararlı akılların tesisi de o oranda zayıflayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Tekin: Asıl mesele çocuğun iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirler almak

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.